30 Eylül 2013 Pazartesi
grup abdal
grup abdal'ı ben de birkaç ay önce ali ismail korkmaz'ın ardından çalınan mağusa limanı'yla tanıdım. fazla ön planda olan bi grup değil ama çokca güzel şarkıları var. türkü seçimleri muhteşem, yorumlar da öyle. “grup abdal yeni bir müzikal varoluş çabası ve arayışıdır." gibi bi iddaaları var. takipte kalmakta yarar var. mutlaka bi dinleyin derim. buraya birkaç şarkı atayım da. arada açıp bakarım ben de.
roberto mancini
fatih terim'in gidişine ne çok üzüldüm, ne çok sevindim. ama gönderilmesinin de, gönderiliş şeklinin de yanlış olduğunu düşünüyorum. hele ki bu yanlışlığın galatasaray'lılık değerlerini siper edinerek yapılması çok yanlış. karşındakine bi bak önce. bazı açılardan iyi bile olmuş olabilir. kirli insanlarla kurduğu siyasi ilişkilerden, takımın başına zaman zaman bela olan agresif tavırlarından pek hoşlanmıyordum. neyse zaman gösterecek neler olacağını. biz yine armaya, formaya destek vermeye devam edeceğiz.
yeni hoca meselesine gelecek olursak. mancini'yle anlaşıldığını varsayıyorum. ünal aysal kendisinden şl seviyesinde başarılar beklediği bi hocayı parmağında oynatabileceğini mi sanıyor acaba. bir sezon içindeki ilişkisini merak ediyorum mancini ile. gerçi kredisi yönetim katında yüksek olacak. bi halt ettikleri için sonuna kadar destek olacaklar mecbur.
maalesef şu dönemde havuz çok dar ve bu havuzuniçinde iki ciddi aday vardı bana göre. bielsa ve mancini. yerli bi hocayla anlaşacaklarını düşünmüyordum ben. aslında şenol hocaya hayır demezdim. neyse benim tercihim bielsa'ydı. ihtimali daha düşük olsa da. ama onunla da ciddi sorunlar yaşardılar ki başarı garantisi mancini'ye göre daha düşük. onlar da tabii ki klasik, futboldan anlamayan paralı patron mantığıyla mancini'yi seçtiler. (mancini kötü hoca demiyorum, en iyilerden olduğunu düşünmesem de) adam epl'de şampiyon olmuş, city, inter gibi takımları çalıştırmış, genelde mancini'nin yerde başarıya ulaşan bi yapısı var, kabul. onların da aklını çelen bu oldu. 12 sezonda 12 kupa almış bu arada. fiorentina, lazio, inter, city ile.
yalnız yakın dönemde rijkaard'la yaşadıklarımızı gördükten sonra hiç iyi şeyler düşünemiyorum maalesef. ayrılık kötü olacakmış gibi hissediyorum. maddi olarak da oldukça yıpranıcaz bence. kendisi ve ekibinin maaşı bile belliyken, isteyeceği oyuncuları düşünemiyorum bile. adam city'den geldi, napıcaksın. city ile bile şl'de hüsran yaşaması da soru işareti ayrıca. türkiye'de bi şekilde başarı gelirdi zaten. orda başarısızlık olursa nolucak? ayrıca bu kadrodan bir sürü isimle çalışmak isteyeceğini sanmıyorum. büyük bi değişim kapıda yaza. neyse ne diyelim. inşallah yanılırız da bizi avrupa'da başarıdan başarıya koşturur. hayırlı olsun diyelim şimdilik. hoşgeldin mancini.
29 Eylül 2013 Pazar
memlekette gencecik insanlar ölmeye devam ediyor. halk düşmanı polis ya katil ya işbirlikçi. halkı korumak adına hiçbir şey yapmadığı yetmezmiş gibi bir de katilleri koruyup ölenlerin, yaralıların yakınlarına saldırıyorlar. hastanelere gizlice girip delil karartmaya çalışıyorlar. tüm bunlar olup biterken çıkıp demokrasi pakedi açıklayacakmış pakedine soktuklarım. yatacak yeriniz yok ulan.
Evvel olmak kolay da, o ahirlik...
Neşet Babaya selam olsun burdan.
Ahirim Sensin
Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Sözüm yok şu benden kırıldığına
Gidip başka dala sarıldığıma
Gönülüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Garip'im can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
28 Eylül 2013 Cumartesi
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumıyalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukca güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
Turgut UYAR
bu devirde blog mu kaldı amk! olsun ben seviyorum bu blog işini. güzeldi bence o dönem. ne twitter ne facebook bunun yerini tutabiliyo aslında. arada vakit ayırıp bir şeyler karalamak lazım. ben de öyle kafama göre takılırım diye düşünüyorum. şarkı, şiir falan paylaşırım. bazen futbol yazarım. arada içimi dökerim belki. kitap, film vs... günlük meseleler. bilemiyorum kafama göre işte...kasmadan...takılmaca...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)